VOSVOS RUHU (Nisan 2004)

 

Ülke boyutunda yayın yapan bir TV kanalı vosvos  hakkında 

"VOSVOS SEVDASI"adında bir proğram yaptı. Hepimiz beğeni ile izledik. 

 

Nisan 2004 - Gelibolu gezisi görüntülerinin ağırlıkta olduğu yayında 

vosvos ve vosvosçuların görüşlerine de yer verildi zaman zaman. 

 

Vosvoslar hakkında bu tür ve bu boyutta yayınlar çok sık değil. 

Bu nedenle insan bir solukta ve hayran hayran izledi. 

Sanki araba değildi yollara dizilen. Sevimli canlılar istila etmişti yolları.

 

Her canlının olduğu gibi vosvosların da ruhu olduğu söylenir. 

Bir ara bu da dile getiriliyor.  Proğramın süresinin kısalığından olsa gerek,

bir arabanın nasıl ruhu olur pek anlatılmamış. 

 

Aslında o ruhu arabaya veren şekli, boyası, motoru değil elbette. 

Vosvosa ruhu veren vosvoscunun ta kendisi. 

Vosvoscu sayesinde vosvosların ruhu var. 

 
İşte bu nedenle vosvoscular tanımadığı diğer vosvoscuyu selamlar her gördüğü yerde. 

Bu nedenledir ki yol kenarında bir vosvos var ise diğeri mutlaka 

durup sorar yardıma ihtiyacı var mı diye.

 

Söz konusu TV yayınında buna benzer bir görüntü vardı. 

 
Vosvoscular elbirliği ile konvoy içinde arıza yapan turuncu renkli bir vosvosu

tam Kilitbahir tabelası önünde yol kenarına doğru itiyorlardı. 

Bandırma’nın tek katılımcısı Yakup’un arabasıydı bu. 

Program yapımcıları Türkiye’nin 10 farklı iline ait katılımcılar içinde  

İstanbul,  Ankara ve İzmir’den gelenlere rağbet göstermişler, 

diğer 7 ilden gelenleri yok saymışlardı. 

Nasıl olduysa olmuş Bandırma vosvosu görüntüye girmişti.

 

Hem de ne giriş. Arızalanıp yol kenarına itilerek. 

 

Olayın detayını birinci elden, Yakup’un kendisinden dinleyelim :

 

 

……………… Anıt dönüşünde sizden ayrılma sebebimiz

Serap'ın Tekirdağ'a dönmesi gerektiği içindi.Çünkü

ertesi gün önemli bir sınavı vardı.Tekirdağ'a gidecek

olan bir bayanla-sanırım ismi Handan(Fosforlu

Cevriye ismini yakıştırdığımız, cant kapakları

 fosforlu boya ile boyalı yeşil vosvos)-sözleşilmişti ve Gelibolu'da bizi

bekliyordu.Ben Serap'ı Gelibolu'dan yolcu ettikten

sonra orada sizi bekleyecek, akşamı sizinle geçirip

gece Bandırma'ya doğru yola çıkacaktım.Neyse, sizden

ayrıldıktan sonra içinde İzmir ve Bursa grubununda

bulunduğu yaklaşık 20 vosvosluk bir konvoyla birlikte

Gelibolu'ya doğru yola koyulduk.Tam Kilitbahir

girişinde önümdeki İzmir plakalı vosvos sinyal

vermeden (muhtemelen fren lambalarıda yanmıyordu)

aniden sağa kırdı ve benim ani frenimden sonra

vosvosum bir daha yürümedi.Konvoy oradaki heykel

civarında biraz oyalandıktan sonra tekrar yola

koyuldu.Ben ve Serap vosvosumuzla orada

kalakaldık.Handan Hanım’ı arayıp olayı anlattık ve bizi

beklemeden yoluna devam etmesini söyledik.Daha sonra

kurtarıcıya haber vermesi için Kadir Tan'ı aradık.O

bizim yanımıza geldi ve orada kurtarıcıyı

aradı.Aldığımız cevap "şu an kurtarıcının üzerinde

araba var, biraz beklerseniz gelip alırız" dı.Kadir

Abi de Yılmaz Usta ile birlikte Gelibolu'ya döndü ve

bizi orada bekleyeceğini söyledi.Gittikten sonra her

yarım saate bir kurtarıcının gelip gelmediğini kontrol

etmek için beni aradı.O arada Gelibolu'da İstanbul

grubundan bazı abilerimiz!!! benim konvoydan ayrılıp

kendi başıma döndüğümü iddia ederek ve o saatlerde

organizasyonun sona erdiğini öne sürerek kurtarıcının

gönderilmemesini ya da kurtarıcı gönderilse bile benim

kurtarıcının ücretini ödememi talep etmişler.Biz

Kilitbahir'de kurtarıcı beklerken Kadir Abi,

Gelibolu'da bu konuyu tartışıyormuş.Yaklaşık 3.5 saat

sonra kurtarıcı geldi.Tartışmaları ilk kurtarıcının

şoföründen duydum.Ali Usta'nın tamirhanesine

gittik.Kadir abi ve İstanbul grubundan birkaç kişi

oradaydı.Arabayı oraya bıraktık.İstanbul grubundan

Münevver Hanım ve Tuğrul Bey (34 DK 655) seve seve

Serap'ı vosvoslarına alacaklarını söylediler.Serap'ın

anlattığına göre Tekirdağ'a gidene kadar O'nu

sakinleştirmeye çalışmışlar ve çok iyi

davranmışlar.(Çok tatlı insanlar olduklarını ben

Tosbağa dergisinin 3. sayısında okumuştum zaten)O

akşam moral bozukluğuyla döndüm Bandırma'ya.Beni üzen

vosvosumun arızası değildi tabiki.Ben zaten arıza

yapmasını göze alarak yola çıkmıştım.Beni üzen

vosdostların!!! beklemediğim tavırları oldu.

................

 

Yakup ve Serap’la Çardak Vapur İskelesinde tanışmıştık. 

Antalya’dan gelen 4 Vosvos, diğer katılımcıları beklerken 

ilk gelen Yakup’un turuncu vosvosu olmuştu. 

Yakup ve Serap vosvos sevdalısı  pırıl pırıl iki üniversite öğrencisiydi. 

Arabaları güzeldi de  “Bastı mı gaza gider mi gider” türünden  değildi. 

Ama ruhları ve bu nedenle arabalarının da ruhu vardı. 

 

Yakup ve Serap öylesine vosvos sevdasına kapılmışlardı ki, 

onların vosvos sevgisini, katıldıkları ilk gezide karşılarına çıkan, 

vosvos sahibi olmakla, vosvos konvoylarına katılmakla 

vosvoscu olduğunu sanan bazı abileri bile azaltamadı,  ruhlarını yok edemedi.

 

Kaplumbağa Fan Club Antalya’99

Nisan 2004