Dönüm noktası

 

Gebiz Gezisi Kaplumbağa Fan Club için bir dönüm noktası değildir. Klübümüzün dönüm noktalarını saptamak bir başka klübün üzerine vazife hiç değildir. Merak edenler için: Bize göre  klübümüzün dönüm noktasını eylül 2002dir. Bu tarih, iki yıl hiçbir aktivite olmadan kurucusu tarafından kendi haline bırakıldıktan sonra yeniden canlandırmanın başlangıcıdır. Bu tarih sadece klübümüz için değil Antalya'da vosvos faaliyetleri için de bir dönüm noktasıdır. Gebiz gezisi olsa olsa klüp içi ilkelerin yok sayılmasının denendiği bir andır. Bir zamanlar klübü yüz üstü bırakıp giden şahıs tarafından klüp prensiplerinin çiğnenmesi ve klüp içinde kişisel egosunu kullanarak üyesi olduğu klübü parçalayarak sadece kendisinin kişisel kararları ile yönetebileceği yeni bir klup kurma çabasının başlatılması için dönüm noktasıdır. Bu görüşün kanıtları  Gebiz gezisi yazısında görülebilir.

 

Gebiz gezisi

Gebiz gezisi bizim planlı etkinliklerimizden bir tanesidir. 8 nisan 2007 günü yapılan  gezi çok önceden, 15 kasım 2006 tarihinde yıllık etkinlik planımıza alındı. Amaç engelli çocukları vosvoslarla geziye götürmek idi. Gezi sorumlusu ve organizatörü Mehmet Budak’tı.. Gezi ile ilgili hazırlıklar  için Mehmet Budak klübün yönetim kurulunu 11 mart 2006 günü olağanüstü toplantıya çağırdı. Bu toplantı gerçekleşti. Toplantıda etkinlik en ince detayına kadar konuşuldu. Tüm konular oylanarak karara bağlandı. 21 Mart 2006 (önceki toplantıdan 10 gün sonra) yapılan olağan yönetim kurulu toplantısında gündemin ana maddesi yine bu geziydi. Gezi yeniden konuşularak, yapılacaklar, dikkat edilmesi gereken hususlar kararlaştırıldı. 28 Mart 2006 günü yapılan fotoğraf çekme etkinliği sırasında gezi tekrar konuşuldu. 3 Nisan Salı akşamı yaklaşık 2 saat süre ile aynı konular bir daha konuşuldu ve kararlaştırıldı. Gezi için kimlerin hangi üyeleri arayıp davet edileceğine  dair listeler yapıldı.

 

8 Nisan 2007 günü yapılan Gebiz gezisi klübümüzün daha önceki gezilerinden çok farklıydı. Yapılan çok sayıda toplantıda alınan kararların pek çoğunun, nerdeyse tamamının  uygulanmadığı görüldü. İlk kez klüp temel ilkelerine karşı davranışlar yaşadık. Alınan ortak kararlara uyulmaması ve ilkelere aykırı hareket edilmesi nedeniyle etkinlik hiç alışık olmadığımız soğuk bir ortamda geçti. Hep birlikte alınan ve altına imza atılan kararların tek bir kişi, daha önce klübümüzde başkanlık yapmış olan Mehmet Budak tarafından değiştirilip farklı bir şekilde uygulanması beklenen tepkiyi getirdi. Daha önce klüpte başkanlık yapmış bir kişinin bu tarz davranışı klübe ilkesizlik gibi hiç duymadığımız suçlamaların yönelmesine neden oldu. Ve bu nedenle istifalar oldu. Etkinlikten bir gün sonra 9 nisan 2007 günü gezi sorumlusu Mehmet Budak, istifalar üzerine klüp başkanından yeniden olağanüstü yönetim kurulu toplantısı talep etti. Okuduğunuz bu yazının konusu sadece Gebiz gezizi olduğundan daha sonraki gelişmeler burada anlatılmayacaktır. Dileyen dostlarımız daha sonraki gelişmeleri bizlerden öğrenebilirler.

 

Gebiz gezisi hakkında gezi sonrasında katılımcılardan gelen görüş ve izlenimler şunlardır:

 

Klübümüzün temel ilkelerinden birisi topluma iyi örnek olan davranışlar sergilemektir. Gezi için ortak alınan toplantı yeri kararına uyulmamış, sokak arasında yapılan toplantı nedeniyle trafiğin tıkanmasına neden olunmuş ve sokak sakinleri pazar günü rahatsız edilmiştir. Diğer etkinliklerimizde vosvoslarımızı görerek gülümseyen ve selamlayan insanlar bu kez balkonlara çıkarak bizlere küfürler savurmuşlardır.

 

İkinci toplantı yeri şehirlerarası yolda gerçekleşmiş, tüm trafik iştirakçilerine risk oluşturacak şekilde ana yol işgal edilmiştir. Şanslı olmamız nedeniyle burada herhangi bir kaza olmamıştır.

 

Bize 250 civarında çocuk ve aileleri ile birlikte 750 kişilik katılım beklendiği söylenmiş ve mümkün olduğunca çok vosvos veya busla gelmemiz istenmiştir. Bu nedenle çok sayıda vosvos ve bus her araç sadece bir sürücü ile geziye gelmişlerdir. Gezi başlangıcında çok az katılım olduğu (35 kadar çocuk) , bunların da vosvoslarla değil de kendi araçları ile gitmek istediği saptanmıştır. Katılan çocuk sayısının az olmasının sorumlusu elbette KFCA gezi sorumlusu değil, okuldur. Ancak vosvos ve buslarımız bir iki istisna hariç sadece şoförleriyle buluşma yerine gelmişlerdi. Yola çıkarken gezi sorumlusu Mehmet Budak’a araçların boş gittiğini, boş olanların gitmemesinin daha uygun olacağı anlatılmışsa da bu öneri kabul edilmemiştir. Çok sayıda vosvos bomboş 60 km  gidip yine 60 km bomboş geri dönmüştür.

Yolun son kısmında az bir mesafenin asfalt olmadığı fakat iyi durumda olduğu etkinlik planında belirtilmesine karşın yol araçların geçmesi için uygun değildi. Toprak, taşlık, virajlı ve aşırı eğimli olan yolda pek çok vosvosun alt kısımları zarar gördü, yolda kalıp ancak yardımla devam edebilenler oldu. Gezi öncesi yolun son hali araştırılmamış, 6 ay öncesinde planlanmasına rağmen keşif gezisi yapılmamıştı.

 

Piknik alanına ulaştığımızda tüm vosvoslar tanınamayacak haldeydi. Toplantı yapılan platform ahşap olup, altından akan  suların üzerinde en ufak hareketlerle sallanmaktaydı. Burada bir kaza olmamış olması ve facia yaşanmaması yine şansımızn iyi gittiğinin göstergesiydi. Kaza sırasında gereken sağlık yardımı için hiçbir tedbir alınmamıştı.Gezi sorumlusu gezi alanını daha ziyaret edip durum tespiti yapmamıştı.Yapsaydı bu platformda 500 kişinin barınamayacağını kolayca tahmin edebilirdi.

 

Çocuklara diş fırçası, diş macunu hediye etmek ve uygulamalı diş fırçalama eğitimi vermek için üyelerimizden Diş Hekimi Hüseyin Tunç, Diş Hekimleri Odasından 2 diş hekimi meslektaşını getirmişti. Bu işleme başlandı fakat organizasyon bozukluğu nedeniyle sürdürülemedi. 3 Tane diş hekiminin, herhangi bir karşılık beklemeden, sadece klübümüzün yarattığı olumlu itibarla katılmaya karar verdikleri etkinlik, onların güzel bir amaç için boşuna harcadıkları bir hafta sonu, pişmanlık duygularıyla, bir daha asla gibi hislerle sonlandı.

 

Geziye, daha önce klübümüzü parçalayarak ayrı bir klüp kuran ve bu nedenle ihraç edilen eski bir üye, 3 nisan 2007 Salı akşamı topluca belirlenen listede adı olmamasına rağmen Mehmet Budak tarafından,  geziye getirildi. Bu olayın yarattığı soğuk atmosfer nedeniyle bazı katılımcılar gezi yerini erken terk etmek durumunda kaldılar.

 

Gezi sırasında Engelli Çocukların okuluna verilmesi kararlaştırılan, Mehmet Budak tarafından yaptırılacak olan hatta metni bile kelime kelime hazırlanan plaket verilmedi.

 

Sonuç olarak Gebiz gezisi, planlanan ve ortak alınan kararların uyulanmadığı, ortak ilke kararlarının kişisel kararlarla değiştirilmeye çalışıldığı, kişilerin kendilerini ve egolarını klübün temel ilkelerinin üzerinde görme denemesinin uygulamaya geçirildiğine sahne olmuştur.  Bu olumsuz faktörler etkisiz kalmamış, başarısız gezi sonrasında üyelerimizden beklenen tepkiler gelmiş ve klübümüzde yeni bir etkinlik yapma ortamı yok edilmiştir. İyi bir sosyal amaçla yola çıkılmış, kişisel ihtirastan kaynaklanan hatalarla klüp araçları, üyeleri ve itibarı zarar görmüştür.

 

Bu gezi sonrası katılımcılardan hala yakınmalar gelmektedir.

 

 

Klüpten Ayrılmalar ve Yeni Klüp Kurmalar

 

Her birey dilediği zaman dilediği klübe girebilir, dilediğinde de ayrılabilir ve yine isterse kendisi de klüp kurabilir. Kimse bunları yadırgamaz.

 

Fakat birileri içine girdikleri bir klüpte faaliyet gösterirken, aynı amaçla başka bir klüp kurup, önceki klübün üyelerini onların olurunu bile almadan üye kaydedip klübü parçalamaya çalışırsa tepki görür. Hiçbir kurum kendi birlik ve beraberliğinin kendi içinden parçalanmasına sessiz kalmaz. Kaplumbağa Fan Club Antalya böyle bir durumla ilk kez 2005 yılında karşılaştı. Klüp içinden bir üye yeni bir klüp kurarak KFCA’yı parçalamayı denedi. Kendisine, kurduğu klübü içinde faaliyet göstermesi gerektiği hatırlatılarak oybirliği ile alınan bir yönetim kararıyla uyarıldı.

 

Bu uyarıdan sonra her iki klüp ayrı ayrı faaliyetlerini sürdürdü. Bu sürede ikinci klübün gerçek bir klüp olmadığı, saedece bir forum sayfası olduğu iddia edilerek KFCA üyeleri taraftar olarak kullanıldı. Sadece forum sayfası olduğu iddia edilen diğer klüple ilgili internette yayınlanan bir etkinliği görmek için lütfen buraya tıklayınız. Bu etkinlikte görülenlerin tamamına yakını o 2007 mayısına kadar KFCA üyesiydiler.

 

Bir süre sonra Antalya’daki ikinci klüp kendiliğinden kapandı. Söz konusu klübün kurucusu yeniden KFCA’ya dönme isteği, ikinci klüpte hep birlikte olduğu fakat her nedense KFCA yı bir türlü terk etmeyen arkadaşları tarafından yönetime iletildi. Kendisi klüpten ayrılırken bir daha dönmeyeceğini beyan etmiş ve geçen iki yıl süresince kendi klübünde faaliyet göstererek KFCA ile bir ilişkisi olmamıştır. İki yıl sonra KFCA’ya yeniden dönme isteği klübümüzün yetkili organınca görüşüldü ve kendisinin yeniden kabul edilmesi halinde klüp içinde huzursuzluklar çıkabileceği görüşü dikkate alınarak şekil olarak hala süren  klüp üyeliğinin resmen iptaline oybirliği ile karar verildi.

 

KFCA dan ikinci kez ayrılma ve yeni klüp kurma bu ilk parçalama deneyimi ile bağlantılı olarak 2007 mayıs ayında gerçekleştirilmiştir. Bu süreç klüp içinde gruplaşmalar yaratmak yoluyla  huzursuzluk çıkartılarak başlatılmış ve  ilk uygulama denemesi 28 mart 2007 günü yapılan vosvos fotoğrafı çekimi etkinliğinde yapılmıştır. Bu etkinlikte bir tamirhanenin müşterileri klüp içinde ayrı bir klüp tarzında davranış sergilemişler, kendilerinin özellikle davet edildiği ve kendi adamları olduğu tamirhane sahibi tarafından açıkça belirtilmiştir. Bir sonraki etkinlik olan 8 nisan Gebiz gezisinde , klübü parçalayarak ikinci klüp kuran kişi klüple ilişiği kesilmesine karşın özellikle davet edilerek klüp ilkeleri yok sayılmıştır.

 

Altında imzası olmasına rağmen ortak alınan bir kararı bir kişinin tek başına değiştirmesi ve genel kurulu yok sayması bir klüpte o kararı alan üyelere yapılabilecek en büyük saygısızlıktır.

 

Konunun görüşülmesi ve sonuca bağlanması için yapılması planlanan yönetim kurulu toplantısı klüp başkanının tüm bilgilendirme ve uyarılarına rağmen engellenmiştir. Toplantının gerçekleşmeme nedeni yönetim kurulunda bulunmayan bazı üyelerin ( M.Ç ve A.T.D) zorla yönetim kurulu toplantısına katılmak istemeleri olmuştur. Kendilerine, ve Mehmet Budak'a klübün yönetim kurulunun toplantı şeklinin defalarca hatırlatılması bir sonuç vermemiş, klüp yönetim sistemini ve ilkelerini hiçe sayan  davranış sürdürülmüştür. Klüp yönetimi ileri bir tarihte ve başka bir mekanda toplanmak zorunda bırakılmıştır.

 

 

Klüp içinde planlı olarak başlatılan ve parçalayarak başka bir klüp kurma amacına yönelik bu davranışla birlikte, klüp yönetiminin görevden çekildiği ve klübün dağıldığı dedikodusu yayılarak yeni bir klüp kurulmuştur. KFCA bu süreçte tamamen sessiz kalmış hiçbir tartışmaya katılmamıştır. Yeni klüp çalışmalarının ani bir reaksiyon olmadığı, uzun süreden beri sürdürüldüğü ve planlı olduğunu belirten yazı aşağıda görülebilir.

Mevcut bir klübü beğenmeyenlerin ayrılıp başka bir klüp kurmaları ilk tercih olmamalıdır. Önce beğenilmeyen konuları tartışıp düzeltmek daha doğru olur. Herşeye rağmen ayrılıp başka bir klüp kurmak istenirse bu da makul karşılanır. Fakat bunu  içinde bulundukları klübü parçalayarak yaparlarsa  hoş karşılanmaz. Parçalayarak yeni klüp kuranların  gerekçeleri sonradan bulma ise buna da  kimse inanmaz. Sözde gerekçe KFCA nın az etkinlik yapmasıdır. Oysa Türkiye’deki  tüm vosvosseverler bilirler ki son 4-5 yılda en aktif klüplerden birisi KFCA dır. KFCA etkinlikleri için tıklayınız.

  

Uzun süredir KFCA da etkinlik toplantı yapılmamış. Yeni klüp 18 mayısta uzun süren çalışmalardan sonra kurulmuş. Son etkinlik 8 nisanda ve etkinlik yapılmıyor diyenler orada tam kadro orada mevcut.  Kadro aynıymış ama bölünme olmamış. Yorum okuyanların.

 

Biz parçalanma değil birliğimizi korumadan yanayız. Parçalayarak çoğalma 2005 yılında denendi. Sonuç alınamadı. Parçalayarak kurulan ikinci klüp şu anda ortalarda yok. Umarız bu kez sonuç başarılı olunur.

 

 

Kaplumbağa Fan Club Antalya’99 ‘un üye sayısı

 

Üye sayısı her klübün kendisini ilgilendirir. Aynı konu ile ilgilenen bir klübün başkasının üye sayısı ile bu denli ilgilenmesi, sadece ilgilenmekle kalmayıp basına demeç vermesi nezaket, etik ve iyi niyet kurallarını zorlar.

 

Son Nokta dergisinin klübümüz ile yaptığı bir söyleşide bizim üye sayımız sorulmuştur. Röportajın yapıldığı tarihte kayıtlı üye sayımız 197 idi. Biz kısa süre önce istifa eden 18 kişiyi bu listeden düşerek 180 civarında diye bilgi verdik. Aslında rakam netti. Çünkü istifa eden veya ettirilen üye sayısı 17 idi. Bize getirilen 18 kişilik listeden bir tanesinin bizde üye kaydı yoktu. 197-17 =180. Başka bir klübün üye sayısı hakkında bilgi verme görevini üstlenenlerin bu tür hatalar yapması doğaldır. Yazıyı yayınlayan basın organı ise kendisine iletilen bilginin doğruluğunu bilgiyi verenin ağzından yazdığı için üstlenmeyebilir. Bu da kendilerinin tercihidir..

 

Kaç üyemizin aktif olduğu kaçının pasif olduğu da yine sadece bizi ilgilendiren bir konudur. Üstelik bu konuda üzerlerine vazife olmamasına rağmen hesaplar yapılarak verilen bilgiler de yanlıştır. Kaplumbağa Fan Club Antalya’99’un o tarihteki aktif üye sayısı 110 dur. Yaklaşık 30 üye de nadiren de olsa klüple ilişkilerini sürdürmekteydiler. Aktif üyeler konusunda verilen bilgiler sadece hatalı değil aynı zamanda eksiktir de. Bizim elimizdeki kayıtlarda hangi üyenin hangi tarihlerde hangi aktivitelere katıldığının kayıtları mevcuttur. Bunların bazılarının aktiviteleri önceleri nerdeyse sıfır iken, klüpten ayrılma, klübü parçalama ve yeni klüp kurma safhasında birden bire en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Normalde son derece pasif davranış sergilerken, özel işi ile ilgili bir kuruluşla ortak etkinlik yapıldığında birden bire aktif hale gelen üyeler de vardır. Klüp üyelerinin mail adreslerini alıp topluca gönderdikleri rahatsız edici maillerle aktifliklerini gösterenler bile olmuştur. Verilen bilgide aktif üyelerin aktivite türlerine göre sayıları unutulmuştur. Bu aktivitelerin bir kısmı klüpten kişisel ekonomik yarar sağlama yönünde, bir kısmı işyerine müşteri temini için vosvos sahipleriyle ilişki kurmak için, diğer bir kısmı da klüp üyeleri arasında gruplaşmalar yaratarak ileride kendi klüplerini kurma yönünde olmuştur. İleride bu konuda basına bilgi vermek isterlerse kendilerine severek yardımcı olup elimizdeki rakamları ve isimleri sunarız.

 

Vosvos klüplerinin ve üye sayılarının artması bizleri sevindirir. Biz diğer klüpleri rakip olarak olarak görmeyiz. Bu nedenle diğer klüplerin üye sayılarının, aktiflerinin, pasiflerinin  listesini tutmuyoruz. Ayrıca herkes bilir ki Kaplumbağa Fan Club Antalya kendi halinde mütevazi, üye sayısı ve aktivitesi konusunda iddia ve hırsı olmayan, dilediği zaman “trink bilmem kaç vosvos toplarız” gibi emelleri olmamış ve olmayacak bir klüptür. Vosvosa gönül verenlerin, sevenlerin isterlerse katıldıkları, istemezlerse ayrıldıkları mütevazi bir dostluk ve hobi klübüdür. Tıpkı vosvoslar gibi. Küçük, iddiasız, gösterişsiz, sakin, fakat kişilikli ve karakter sahibi. Vosvoslardan ve klüplerden siyasi ve ticari çıkar sağlama amacımız olmadığından sağlam çizgimizi sürdürbilmekteyiz.

 

Kurulduğu günden beri Türkiye’de sağlam çizgisi, adı ve amblemi değişmemiş en eski vosvos kuruluşu KFCA dır.

 

 

Oto Elektrikçilere Klüp Engeli

Alt başlıklı bölümde yazılanlar tamamen gerçek dışı olup uydurulmuştur.

 

Sınıfsal ayırımcılık yaptığımız yalandır. Klübümüzde her meslekten, her sosyo ekonomik düzeyden, her dinden üye kabul edilmektedir.

 

Tek talebimiz klüp prensiplerine uymalarıdır.Kllüp prensiplerimizden bir tanesi klüp içinde ticari faaliyet yürütmemektir.Bu prensibi koruyabilmek ve vosvos tamircilerin haksız ithamlar altında kalmasını önlemek için tedbir alınmıştır.Bu tedbir kuruluştan itibaren vardır.

 

Vosvos tamircileri ile olan ilişkimiz klüp içine ticari amaç ve faaliyetlerini taşımadıkları sürece diğerler üyelerden farklı değildir. Öte yandan vosvos tamircileri  üyelik ilişkileri en hassas olan gruptur.. Klübe vosvosları sevdikleri için gelmeleri halinde herhangi bir sorun olmaz. Fakat bu amaç dışında üye olurlarsa müşterileri arasında gruplaşmaya yol açabilirler ve klüp içi huzursuzklar olabilir. Klübümüze üye olan vosvos tamircilerinde bu tür rahatsızlıklar yaşadık. Bu nedenle 2 vosvos tamircisi üye klüpten ayrıldılar. Vosvos tamircilerinin klüp içi kararlardan sorumlu olmamaları ve bu şekilde klübe çıkar sağlamak amacıyla gelmediklerini daha kolay kanıtlamaları için kendilerini klüp yönetimine almama prensibimize hep sahip çıktık. Buna da hiçbir tamircinin itirazı olmadı.

 

Klübümüze e 6 adet otomobil tamircisi kaydı yapılmıştır.  Bunlardan hiçbirisi yönetim kurulunda görev almamıştır.

 

Dergiye verilen demeçle  bizi suçlayan MÇ hakkındaki gerçekler orada yazıldığı gibi olmayıp aşağıda anlatıldığı gibidir:

 

MÇ klübe 20.10.2002 tarihinde 26 numara ile kaydolmuş ve mesleğini, vosvos tamircisi değil  Oto Elektrikçisi olarak beyan etmiştir. Kendisi hiçbir zaman yönetim kurulu üyesi olarak seçilmemiştir. Buna  rağmen nerdeyse bütün yönetim kurulu toplantılarına gelmek istemiş, gerek vosvos tamircisi olmaması ve gerekse klüp içinde önem verdiğimiz dostluk ilişkisi gereği bu katılıma itiraz eden de olmamıştır. Özellik gösteren önemli toplantıların dışında üyelerimizin yönetim kurulu toplantılarında yer almasının klüp içindeki dostane ilişkiler nedeniyle sakıncası da olmamıştır.

 

Kendisi oto elektrikçisi olarak klübe kabul edildikten sonra işyeri faaliyetini yavaş yavaş  vosvos tamirciliğine çevirmiş ve yanında motor tamir ustası çalıştırmaya başlamıştır. Klüp içindeki ilişkileri  işyerine müşteri sağlama yönünde kullanmıştır. Klübe 25 no ile üye olup sonra klüp faaliyetlerini beğenmeyerek kendi isteği ile ayrılan vosvos tamircisini de işyeri kadrosuna dahil etmiş vosvos tamirciliği işini artırarark sürdürmüştür. Daha önce sadece oto elektrikçiliği yapan ve sonradan vosvos tamirciliğine yönelen bir üyemizin bu faaliyetleri tamamen kendisini ilgilendirmekte ve klübümüz le bir ilgisi bulunmamaktadır. Fakat artık MÇ klübe kaydolduğu gibi Oto Elektrikçisi değil, klüp içi ilişkileriyle sağladığı müşteri potansiyeline dayalı bir vosvos tamircisidir. Vosvos tamircisi sıkıntısı çeken üyelerimiz için de bu durum zararlı değil faydalı bir gelişmedir. Bu nedenle kendisine çok sayıda üyemiz yönlenmiştir.

 

Bu değişikliğin klüp için yararlı olabileceği beklenirken gelişmeler başka şekilde olmuştur  MÇ, daha önce kendisine vosvosunu tamire getirenler ve getirmeyenler olarak klüp üyelerini gruplandırmaya başlamış ve daha önce kendisine gelip de yapılan işi beğenmeyip bir daha gelmeyenlere klüp içinde tavır almaya başlamıştır. Yeni tanıştığı vosvos sahiplerine kendisini klübün yönetim kurulu üyesi olarak tanıtmış, klüp adına üye kaydı yapmaya başlamış ve hatta ücret tahsil etmiştir. 193 Nolu üyeden kimlik ücreti adı altında para alınmış, bu para klübe iletilmemiştir.  Klübe yeni üye kazandırma şeklinde gösterilen bu tür faaliyetlere klüpten üye çıkarma işlemi de eklenmiştir. 149 Nolu üye ile MÇ arasında yapılan iş ve ücret nedeniyle (vosvos tamiri) anlaşmazlık çıkmış bunun üzerine söz konusu üye vosvosunu satmıştır. MÇ klüp toplantısında bu üyenin vosvosunu sattığını ve klüpten kaydının silinmesini  istediğini söylemiştir. Kendisine üyenin şahsen bu isteğini bildirmesi gerektiği hatırlatılmıştir. Söz konusu üye ile yapılan görüşmede, MÇ nin kendisinin arabasını satması nedeniyle artık klüple ilgisi kalmadığını ve klüp kimliğini iade etmesi gerektiğini söylemesine inandığını belirtmiştir. Arabasını satmakla klüpten ayrılmasının gerekli olmadığı ve kimliği geri vermesinin anlamsız olduğu ve bu konuda MÇ nin klüp adına yetkili olmadığı kendisine anlatılmış ve üyeliği sürdürülmüştür.

 

Klüp üyesi olması özelliği ile kendisine güvenip vosvoslarını tamire götüren üyelerimizin yaşadığı bir olay bazı üyelerin bir daha oraya gitmemesine neden olmuştur. Vosvosunu tamire götüren 151 nolu üyemiz yine orada bulunan 43 ve 101.nolu bayan üyelerimizin yanında dışarıdan gelen bir kişiden işyerininde dayak yemiştir. Kendisini korumak için tamirhanenin tezgah arkasına kadar kaçan bu üyemizin kendi işyerinde dayak yemişi, oradaki bayan üyelerin yüksek sesle müdahale isteğine rağmen MÇ sanki hiçbirşey olmuyormuş gibi elindeki işine devam etmiş ve başını olayın olmadığı yöne çevirmiştir. Dayak yeme nedeni olarak MÇ’dan ve üyemizden gelen açıklamalar tamamen farklıdır. Bu olaydan sonra özellikle bayan üyelerin bir daha vosvoslarını MÇ ye tamire götürmemeleri, oraya gidenler ve gitmeyenler diye klübü ikiye bölmüştür. Klüp içinde artık kendisine vosvosunu getirmeyenlere karşı M.Ç ve yakın arkadaşlarının tavrı değişmiş ve dostça olmayan bir atmosfer yaratılmıştır. Öyle ki mart 2007 vosvos fotoğrafı etkinliğinde tamamen kendisinin oluşturduğunu söylediği bir vosvos grubuyla geziye katılmış ve bunu da açıkça duyurmuştur.

 

8 Nisan 2007 Gebiz gezisi sonrası klüp içi sorunları çözmek ve daha iyi koşullarda faaliyet göstermek için son beş yılın aktiviteleri değerlendirilmiş ve elde edilen objektif bulgularla  yeniden yapılanmaya gidilmiştir. Bu yapılanmada dileyen tüm üyelerin kaydı yenilenmiş ve yapılan bir genel toplantıda yenilenen yönetim sistemi oybirliği ile kabul edilmiştir. Yeni yapılanmada üyelikler klüp içi aktivite isteklerine göre yeniden düzenlenmiş ve yönetim kurulu tümden kaldırılmıştır. Dileyen üye kendisine uygun farklı iki üyelik statüsünden den dilediğine kaydını yaptırmıştır. Tüm aktif üyelerin eşit olarak yönetimde söz sahibi olması ilkesi getirilmiştir. Klübün kuruluşundan beri sürdürülen, ticari faaliyetleri klüp bünyesinden uzak tutma prensibi aynen korunmuştur. Bu nedenle vosvos tamircilerinin klüp içi faaliyetlere katılmasının devamına, fakat aynı zamanda yönetim kurulu üyeliği anlamına gelen asil üyelik kaydının yapılmamasına karar verilmiştir.

 

Yeni yapılanma ve kayıt yenilemenin duyurlmasını takiben yaklaşık 10 saniye sonra ilk başvuran MÇ olmuştur. Kendisi  üye kaydını yenilemek istediğini söylemiştir. Yeni sistemde yönetim vosvos tamircilerinin yönetim kurulu üyeliği anlamına gelen asil üye kaydının yapılmadığı, fakat klüp etkinliklerine daha önceki yıllarda olduğu gibi aynen katılmaya devam edebileceği söylenmiştir. Bu bilgilendirmeye herhangi bir itirazı ve fikir beyanı olmamış,  neden nasıl diye sormamış, daha sonra  oto elektrikçili mesleğimi bırakamayacağımdan klüpten istifa ediyorum tarzında bir istifa dilekçesi göndererek klüpten ayrılmıştır. Yeni düzenlemede M.Ç. nin tek kaybı, üyesi olmadığı halde yönetimde yer alamayacak olmasıdır. Bu kayıp kendisi için çok önemli olmalı ki, daha önce hazırlıklarını tamamladığı ikinci klüp kurma işlemini hayata geçirmiştir. Tanıdığı tanımadığı herkese, hatta basına bile "oto elektrikçisi olduğu için klüpten atıldığı söylemini yayıp, müşteri listesindeki isimlerle Antalya’da yeni vosvos klübü kurulmasında aktif rol almıştır. Klüpten istifa tarihi 16.5.2007 , hazırlıklarına önceden başlanan yeni klübün kuruluş tarihi 18 mayıs 2007 dir.

 

Diğer taraftan yeni yapılanma sonrası klübümüzn aldığı Vosvos Tamircileri ile ilgili bu karar klübümüzdeki diğer vosvos tamircileri tarafından olumlu karşılanmış ve hatta kendilerini haksız ithamlardan kurtardığı için, kendilerinin de iyiliğine bir karar olduğunu belirtmişlerdir.

 

Bu nedenlerle MÇ’un basına verdiği bu demeç ve açıklamalar tamamen gerçek dışı olup iyi niyetle değerlendirmek mümkün değildir.Üstelik böyle bir ifade otomobil tamircileri ve oto elektrikçilerine yapılan büyük bir saygısızlıktır.

 

MÇ. klüpten atılmamış, istifa etmiştir.

 

MÇ ye dergide belirtildiği gibi “oto elektrikçileri aramıza alınmayacak” diye bir şey söylenmemiştir. Bu tamamen yalandır.

Yine dergide belirtilen ödüller ise eksik ve hatalıdır. Klübümüzde zaman zaman en cici, en bakımlı , en paspal, en orijinal, en modifiye gibi seçimler yapılmaktadır. Bu seçimler tamamen eğlenceye yönelik olup sonuçlar, araç sahiplerine değil,  araçlara verilen puanla belirlenmektedir. Bu ödüllerin MÇ nin getirdiği vosvosa verildiği doğrudur. Fakat bu tür ödüllerin araca verilmesiyle onu getiren kişinin tüm klüp üyelerince otomatikman sevildiği anlamını çıkarmak yanlıştır.

 

Ayrıca MÇ nin vosvos ile değil de şahsen edindiği bir unvan vardır. Dergiye demeç verilirken bu unutulmuştur. Kendisi 2006 yılında "yılın vosvoscusu adayı" ünvanına sahiptir. Klüp olarak her yıl bir vosvosseveri Yılın Vosvoscusu seçmekteyiz. 2006 yılı için seçim yapılan toplantıda bir arkadaşımız MÇ yi yılın vosvoscusu olması için aday göstermiştir. Aday gösteren de M.Ç tarafından aday gösterilmiştir. M.Ç. nin yılın vosvoscusu olmasının gerekçesi olarak " vosvoslarımızı tamir için gösterdiği ilgi" öne sürülmüştür. O toplantıda O.Ç. yılın vosvoscusu seçilmiştir. O.Ç, Fuat Kıvran tarafından aday gösterilmiş ve gerekçe olarak, Huzurevi ziyaretindeki müzik grubu ile katkısı, vosvosunun her türlü kazaya rağmen tekrar tekrar tamir etttirdiği, kısıtlı bütçesini hiç çekinmeden vosvosu için harcadığı anlatılmıştır. M.Ç. bu gerekçelere şiddetle karşı çıkarak O.Ç nin yılın vosvoscusu olmaması gerektiği şeklinde görüş belirtmiştir. Görüşlerini desteklemek için  O.Ç. nin annesinin parasıyla vosvosunu tamir ettirdiğini,  açıkça söyleyerek, kendisinin de aday gösterildiği  bir seçimde karar verecek üyeleri, toplantıda bulunmayan O.Ç nin annesini zikrederek etkilemeye çalışmıştır. Demek ki maddi değeri olmayan ödüllerimiz, uğruna en yakın arkadaşının annesini bile gündeme getirecek kadar önemliymiş. Basına tekrar demeç vermek isteyenler M.Ç nin yılın "vosvoscusu adayı" ünvanını da iletebilirler.