|

* Resim
Albümü-1 için tıklayınız (Mine KOÇAK Resimleri)
*Resim
Albümü -2 için tıklayınız (Fuat KIVRAN Resimleri)
Dünya’da
en çok sayıda üretilen ve tartışmasız en çok sevilen ve
Türkiye’de Vosvos diye bilinen ototmobilleri seven insanların
bir araya gelmesiyle oluşan klübümüz ilk kez bir anma günü
düzenledi. Biz bu günü planlayıp düzenlemeye çalışırken
vosvosla ilgisi olmayan pek çok insanın kafasında soru işaretleri
yaratacağımızı biliyorduk. Bu soru işaretleri merak uyandıracak
ve böylece vosvos sevgisi yeni yüreklere yayılacaktı. Öyle
de oldu. Öte yandan vosvosla ilgilenen bazı insanların
konuya farklı açılaradan bakabileceğini pek düşünemedik.
Bu da bizim için sürpriz oldu. Etkinliğimiz hakkında pek
çok soru üretildi.
Bir
otomobilin son üretim günü neden anılırdı? Fabrika üretimi
durdurmuş. Ne var bunda kutlanacak, anacak? Yas mı tutacağız
yani ? Ben arabamı tamir ettirip ettirip kullanıyorum, hem
benim arabam ölmedi ki? Bu son vosvos da neyin nesi? Piknik
yapıp köfte kızartsak daha iyi olmazmı ? Hayır köfte değil,
havalar sıcak dondurma yemeye gidelim. Belki inanılmaz ama
bu ve benzeri sorular gerçekten soruldu ? Kısmen samimi bir
şekilde, ama kısmen de alaycı bir tavırla. Bu tür soruların
kendi klübümüzden değil tamamen dışarıdan gelmesi de
ilginçti. İlginçliğe farklı boyut kazandıran ise,
bu soruları yöneltenlerin Vosvvosseverlik adına
bizden çok daha fazla çaba gösteren, daha uzun süre vosvos
klüplerinde ve organizasyonlarında çalışmış, hala da
önemli projelerde faal olan insanlar olmasıydı.
İlginç
soru ve tavırların eşliğinde bir etkinlik gerçekleştirildi.
Sorular, kavramlar, tavırlar ve nedenler ne olursa olsun asıl
ve kesin olan bir şey vardı. O da gerçeğin ta kendisiydi.
İşte
30 Temmuz 2004 , Antalya gerçeği:
Kaplumbağa
Fan Club Antalya’99’un duyurusu sonrasında 30 Temmuz 2004
Cuma Akşamı Saat 19 00 sularında, diğer cadde ve
sokaklardan hiç farkı olmayan sıradan bir sokak birden bire
şekil değiştirdi. Burası Antalya’daki eski Lara Yolu
idi.
Uzaktan
bir vosvos belirdi. Uç uç böceği gibi kenarda duruverdi.
Sonra bir vosvos daha ve biri daha. Bir kırmızı, bir sarı,
bir yeşil, bir mavi, bir de pembe. Bal köpüğü, bebek
mavisi, kiremit kırmızısı, kahverengisi, ne kadar da çok
renklisi, çiçeklisi, bir kırmızı dahası, aa bir daha sarısı,
üstü açık olanı, iki renklisi, çiçeklerle bezenmişi,
Meksika şapkalısı, bayraklısı, tamponlusu, tamponsuzu,
pomponlusu pomponsuzu, balonlusu balonsuzu.
Pırıl
pırıl parlayanı, ne kadar cilalarsan cilala mat kalanı,
saat gibi çalışanı, itsen bile gitmeyeni. Üzerine yapıştırılan
süsleme ve balonlarla kırıtanı ve bu balonları bir bir
patlatanı. Sıradan bir sokağı renk ve sempatinin egemen
olduğu mutluluk ve hayal sokağına dönüştüren gerçek,
sayısı birdenbire 28 ‘i bulan vosvosların ta kendisiydi.
Ya
sahipleri ? Farklı yaştan, cinsiyetten, sosyoekonomik yapıdan,
meslekten, ırktan, dinden Dünya tatlısı insanlar. Öğrenciler,
öğretmenler, işliler işsizler. Çalışanlar, emekliler.
Antalya’dan, İstanbul’dan, hatta Bandırma’dan ve de
Gemlik’ten. Türkler.Yabancılar. Yabancı gibi Türkler. Türk
gibi yabancılar. Asya’lılar, Avrupalı’lar....61 adet yüreği
sevgi dolu VosDost.
Bu
kadar farklı yapıdaki insanı bir araya toplayan ortak özellik,
yani gerçeğin arkasındaki gerçek, 30 Temmuz 2004 Vosvos
Anma Gününün ana konusuydu. Bu konuyu konuşmak üzere
konvoy halinde Çallı Semtindeki Tarım İl Müdürlüğü
Salonuna gidildi.
Başkan
Mehmet Budak’ın kısa açış konuşmasının ardından
Mine Koçak tarafından hazırlanan bir slayt sunumu yapıldı.
“Beatles Alaturka”
müziği eşliğindeki sunuda, resimlerde klüp üyeleri,
etkinlikleri, genel vosvos görüntüleri, özel vosvos görüntileri,
farklı mesajlar vardı.
Neden
Vosvos? Vosvosçular kimdir? Vosvoscuların benimediği ortak
özellikler nelerdir? Vosvoscular Vosvosvu olmayanlar tarafından
nasıl biliniyor? Bu ve benzeri soruların yanıtları Elmira
Elgezdi’nın anlatısının içeriği idi. Vosvos Efsanesi
kitabının yazarı sevgili Elmira, Antalya’lı
Vosvosseverleri kırmayıp
İstanbul’dan gelerek yıllarca emek verdiği bir konuyu kısa
sürede özetledi. Bununla da kalmayıp katılımcıların
sorularını yanıtladı. Farklı yaşta, farklı ilgi alanlarına
sahip, farklı yerlerden gelen vosvosseverlere söz verildi.
Bunlar kendi görüşlerini dile getirdiler. Sonuçta düşünceler
kristalize oldu ve hatta birkaç kelimeye sığdırılacak
hale geldi. Bir arabayı efsane yapan, milyonları etrafında
toplayan çok sayıda faktör vardı aslında. Fakat 2004 yılı
Türkiye’sinde vosvoscu olduğunu söyleyen hiçkimsenin hayır
diyemeyeceği, tartışmadan onaylayacağı, olmazsa olmaz
kavramlar çok daha önemliydi.
Doğrudan
katılımcıların önerileri ile saptanan bu kavramlar
30 Temmuz 2004 Vosvos Anma Gününün sonuç deklerasyonunu
oluşturdu. SEVGİ,
SAYGI, DOSTLUK, HOŞGÖRÜ, DAYANIŞMA, YARDIMLAŞMA. Bu
kavramların detayları da vardı. Örnek: Sevgi kapsamında
Doğa Sevgisi, Çevrecilik ; Saygı ve Hoşgörü başlıkları
altında içinde farklı düşünce ve yapıdaki insanlara
saygı, trafikte hoşgürlü ve örnek davranış gösterme
gibi.
Daha
sonra farklı bir bakış açısında hazırlanmış Vosvos
Tarihi isimli bir sunum daha vardı. Derken Herbie Filmi.
Elmira’ya teşekkür Plaketinin sunulması. Katılımcılara
katılım Sertifikalarının
verilmesi ve kapanış. Bir sonraki Vosvos Anma Günü’nde
buluşmak üzere gece 01 00 sularında ayrılık.
Bu
etkinliği düzenleyen Mehmet Budak ve Mine Koçak’a, İstanbul’dan
gelerek birikim ve bilgilerini bize aktaran Elmira
Elgezdi’ye, sponsorluğu ile katkıda bulunan Peter
Werner’e, bu güzel akşamda aramızda bulunan tüm katılımcılara
ve aramızda bulunamadığı halde gönüllerinin bizimle olduğunu
hissettiğimiz tüm Türkiye Vosvoscularına teşekkür
ederiz.
|