|

* Resim
Albümü-1 için tıklayınız (Mine KOÇAK Resimleri)
* Resim Albümü- 2 için tıklayınız
(Fuat KIVRAN Resimleri)
*Resim
Albümü-3 için tıklayınız (Yakup KÜÇÜKÇİLOĞLU
Resimleri)
Güzel
ve güneşli bir Antalya pazarı. Renk renk Vosvoslar yavaş
yavaş 5M Migros otoparkında toplanmaya başladıklarında
saat 10 00 gibiydi. Dahat toplantı sırasında sürprizler yaşanmaya
başlandı. Klübümüzün 4 kurucu üyesinden sadece Mehmet
Budak'ı görüyorduk son zamanlarda. aramızda. Bu kez İsmail
Yalçınkaya ve arabasını satmak zorunda kalan Rifat Ses de
katılmıştı. 5 Yıl önceki 4 kurucu üyeden 3'ü aramızdaydı.
Saat
11 00'de İsviçre saati hassasiyetiyle Peter Werner liderliğinde
yola çıktık, yani dizildik. En arkada Fuat Kıvran
gidecekti. Saat 11 01 de son katılımcı geldi. Saime Güngör
gurubu kaçırma telaşındaydı ve tam gaza basacaktı ki gözlüğünün
camı düştü. Birden bire önünü göremez oldu. Yola çıkan
guruptan bir şoför geri çağırıldı. Hatta gözlüğe
yeni cam bile taktırıldı ve konvoy Antalya'yı çıkmadan
yakalandı.. Gezinin beklenmeyen ilk olayı vosvos dayanışması
ile neşe içinde halledildi. Size yük oldum diye üzülen
Saime hanım bile gülmeye başladı. Çünkü gözlüğün
camını kaybetmenin pek de üzülecek bir şey olmadığını,
Mehmet beyin kendi eşini kaybettiğini, vosvos vosvos dolaşıp
aradığını söyledik.
Gerçekten
de gurup o kadar ahenk içindeydi ki, arabaların içinde
gidenler sürekli değişiyordu. Neredeyse herkesi her arabada
görür olduk. Hedef bir gün önce Türkiye Rallisinin yapıldığı
bölge idi. Bir gün önce yaptığımız kontrolde herşey
iyi iken bizi kötü bir sürprizin beklediğini bilemezdik.
Yolları asfaltlamak üzere pazar günü taze zift dokülüyordu.
Vosvoslarımızın tabanları ziftlendi, iyi de oldu. Mine Koçak,
tabandaki deliklerin sonunda kapandığına sevindi bile.
Sadece tabanlar ziftlenmedi. Arabanın içine olmasına rağmen
Esra'nın beyaz gömleği bile zift oldu. Çünkü en geniş
tekerler o'nun arabasındaydı. Yakup'un arabasında tek siyah
leke yoktu. Sanki uçarak gelmişti. En dikkatli sürücü
olduğunu kanıtladı.
Vosvoscular'ın
olumsuzluklar karşısında nasıl reaksiyon verdiğine burada
tanık olduk. Pazar günü arabanız pırıl pırıl ve
geziye, eğlenmeye gidiyorsnuz. Yolda iliklerinize kadar zifte
bulanıyorsunuz. Başka hangi gurup olsa surat asanlar,
homurdanananlar ve kızanlar olurdu. Bizde
ise neşe egemendi ortama. Altan usta çıkardı arabasından
bir özel spray ve sanki sihirbaz gibi yattı arabaların altına.
Bir el hareketi ile, bir damla bulaşık deterjanı ile dağ
gibi bulaşığı iki saniyede parlatan reklamdaki gibi
parlatmaya başladı arabaları. Ama sabah giydiği pırıl pırıl
gömleği ve pantolonunu simsiyah olduğunu görünce iş işten
geçmişti. Eşi intikamını hemen orada tavla turnuvasında
Altan ustayı yenerek aldı.
Kayalar
arasında akıp giden tertemiz sularda yüzenler oldu, cam ağaçlarının
altında piknik yapanlar da. Güzel saatler çabuk geçti. Ayrılık
zamanı geldiğinde vosvoslardan 6 tanesi geri dönmek
istemedi. Karşıda dimdik yükselen Toros Dağlarının
cazibesine kapıldılar. Dönüş yoluna değil de aksi yöne
doğru gittiler. Önce asfalt, sonra toprak yollara girdiler.
Tırmandılar, sulardan geçtiler. Yokuşlar bitmek bilmezken
Fevzi Amca'nın arabasının benzini bitti. Yedeklerden
takviye yapıldı. Bu kez araba çalışmadı. Orhan tüm hünerini
göstererk arabayı çalıştırdı ve usta şoför olduğunu
da kanıtladı. Altın sarısı vosvos yeni şoföre hiç
sorun çıkarmadı. Torosların tepelerine kadar tırmırken
kaybolduğumuz hissine bile kapıldık. Akşama doğru
tepelerden Deniz ve Antalya görününce rahatladık. Vosvos
rallisi başarı ile tamamlandı.
Bir
sonraki etkinlikte daha güzel anılar sunma dileğiyle..
|