KAPLUMBAĞA FAN CLUB ANTALYA' 99                  Arşiv > 27.06.2004

27 Haziran 2004 Alabalık Yemeği Gezisi

* Resim Albümü-1 için tıklayınız (Mine KOÇAK Resimleri)
* Resim Albümü- 2 için tıklayınız (Fuat KIVRAN Resimleri)
*Resim Albümü-3 için tıklayınız (Yakup KÜÇÜKÇİLOĞLU Resimleri)

Güzel ve güneşli bir Antalya pazarı. Renk renk Vosvoslar yavaş yavaş 5M Migros otoparkında toplanmaya başladıklarında saat 10 00 gibiydi. Dahat toplantı sırasında sürprizler yaşanmaya başlandı. Klübümüzün 4 kurucu üyesinden sadece Mehmet Budak'ı görüyorduk son zamanlarda. aramızda. Bu kez İsmail Yalçınkaya ve arabasını satmak zorunda kalan Rifat Ses de katılmıştı. 5 Yıl önceki 4 kurucu üyeden 3'ü aramızdaydı.

Saat 11 00'de İsviçre saati hassasiyetiyle Peter Werner liderliğinde yola çıktık, yani dizildik. En arkada Fuat Kıvran gidecekti. Saat 11 01 de son katılımcı geldi. Saime Güngör gurubu kaçırma telaşındaydı ve tam gaza basacaktı ki gözlüğünün camı düştü. Birden bire önünü göremez oldu. Yola çıkan guruptan bir şoför geri çağırıldı. Hatta gözlüğe yeni cam bile taktırıldı ve konvoy Antalya'yı çıkmadan yakalandı.. Gezinin beklenmeyen ilk olayı vosvos dayanışması ile neşe içinde halledildi. Size yük oldum diye üzülen Saime hanım bile gülmeye başladı. Çünkü gözlüğün camını kaybetmenin pek de üzülecek bir şey olmadığını, Mehmet beyin kendi eşini kaybettiğini, vosvos vosvos dolaşıp aradığını söyledik.

Gerçekten de gurup o kadar ahenk içindeydi ki, arabaların içinde gidenler sürekli değişiyordu. Neredeyse herkesi her arabada görür olduk. Hedef bir gün önce Türkiye Rallisinin yapıldığı bölge idi. Bir gün önce yaptığımız kontrolde herşey iyi iken bizi kötü bir sürprizin beklediğini bilemezdik. Yolları asfaltlamak üzere pazar günü taze zift dokülüyordu. Vosvoslarımızın tabanları ziftlendi, iyi de oldu. Mine Koçak, tabandaki deliklerin sonunda kapandığına sevindi bile. Sadece tabanlar ziftlenmedi. Arabanın içine olmasına rağmen Esra'nın beyaz gömleği bile zift oldu. Çünkü en geniş tekerler o'nun arabasındaydı. Yakup'un arabasında tek siyah leke yoktu. Sanki uçarak gelmişti. En dikkatli sürücü olduğunu kanıtladı.

Vosvoscular'ın olumsuzluklar karşısında nasıl reaksiyon verdiğine burada tanık olduk. Pazar günü arabanız pırıl pırıl ve geziye, eğlenmeye gidiyorsnuz. Yolda iliklerinize kadar zifte bulanıyorsunuz. Başka hangi gurup olsa surat asanlar, homurdanananlar ve kızanlar olurdu. Bizde ise neşe egemendi ortama. Altan usta çıkardı arabasından bir özel spray ve sanki sihirbaz gibi yattı arabaların altına. Bir el hareketi ile, bir damla bulaşık deterjanı ile dağ gibi bulaşığı iki saniyede parlatan reklamdaki gibi parlatmaya başladı arabaları. Ama sabah giydiği pırıl pırıl gömleği ve pantolonunu simsiyah olduğunu görünce iş işten geçmişti. Eşi intikamını hemen orada tavla turnuvasında Altan ustayı yenerek aldı.

Kayalar arasında akıp giden tertemiz sularda yüzenler oldu, cam ağaçlarının altında piknik yapanlar da. Güzel saatler çabuk geçti. Ayrılık zamanı geldiğinde vosvoslardan 6 tanesi geri dönmek istemedi. Karşıda dimdik yükselen Toros Dağlarının cazibesine kapıldılar. Dönüş yoluna değil de aksi yöne doğru gittiler. Önce asfalt, sonra toprak yollara girdiler. Tırmandılar, sulardan geçtiler. Yokuşlar bitmek bilmezken Fevzi Amca'nın arabasının benzini bitti. Yedeklerden takviye yapıldı. Bu kez araba çalışmadı. Orhan tüm hünerini göstererk arabayı çalıştırdı ve usta şoför olduğunu da kanıtladı. Altın sarısı vosvos yeni şoföre hiç sorun çıkarmadı. Torosların tepelerine kadar tırmırken kaybolduğumuz hissine bile kapıldık. Akşama doğru tepelerden Deniz ve Antalya görününce rahatladık. Vosvos rallisi başarı ile tamamlandı.

Bir sonraki etkinlikte daha güzel anılar sunma dileğiyle..